2000’li yılların başında Avrupa futboluna ambargo koyan AC Milan, sadece bir kulüp değil; bir futbol efsanesiydi. Maldini, Kaka, Pirlo, Shevchenko, Nesta, Seedorf, Cafu, Dida gibi yıldızlarla dolu kadrosuyla Milan, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde final oynamayı adeta alışkanlık haline getirmişti. Peki, bu rüya takım nasıl dağıldı?
Milan’ın yıldızları birer birer ya transfer oldu ya da emekli oldu. Pirlo’nun Juventus’a, Kaka’nın Real Madrid’e gitmesi, Shevchenko’nun Chelsea macerası ve Maldini’nin jübilesiyle bu kadro tarihe karıştı. Yönetimsel krizler, yaşlanan kadro ve mali sıkıntılar da çöküşü hızlandırdı.
2003 yılında Şampiyonlar Ligi’ni kazanan Milan, 2005’te Liverpool karşısında tarihi bir final oynadı. 3-0 önde oldukları maçı penaltılarla kaybettiler.
2007 yılında ise intikam geldi. Milan, Atina’da Liverpool’u 2-1 mağlup ederek tekrar Avrupa’nın zirvesine oturdu.
Bu kadro, futbol zekâsı ve teknik kapasitesiyle adeta bir rüya takımıydı. Ancak zaman, bu yıldızların dağılmasına neden oldu.
Shevchenko, 2006 yılında Chelsea’ye transfer oldu. Bu ayrılık, Milan’ın hücum gücünde büyük bir kayba yol açtı.
Kaka, 2009’da 67 milyon euro gibi dev bir bedelle Real Madrid’in yolunu tuttu. Bu transfer, kulüp için maddi rahatlama sağlasa da teknik anlamda büyük bir boşluk bıraktı.
Pirlo, 2011’de Juventus’a bedelsiz olarak gitti. Milan’ın orta sahadaki beyni kayboldu.
Nesta, Gattuso, Seedorf ve Inzaghi gibi tecrübeli yıldızlar 2012 itibariyle ya emekli oldu ya da başka liglere yöneldi.
Maldini ise 2009’da futbolu bırakınca, Milan sadece bir kaptan değil, bir sembolünü kaybetti.

Yaşlanan kadro: 30 yaş üstü birçok oyuncunun fiziksel olarak düşüşe geçmesi.
Mali zorluklar: Berlusconi yönetimindeki kulüp, Finansal Fair Play kurallarının gölgesinde hareket etmek zorunda kaldı.
Transfer politikası: Yerine kaliteli yıldızlar alınamadı. Alınan oyuncular ya sistem dışıydı ya da yeterli seviyeye çıkamadı.
Yönetimsel belirsizlikler ve teknik direktör değişiklikleri, istikrarı bozdu.

Milan, 2022 yılında Serie A şampiyonluğuna ulaşarak yeniden yapılanmanın meyvesini topladı. Ancak o efsane kadro kadar dominant bir yapı hâlâ kurulabilmiş değil. Bugün hâlâ Maldini, Kaka ve Seedorf gibi isimler futbolseverlerin hafızasında taze.